İyi Amel ve Kötü Amel Kavramı

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun; Allah Teâlâ Kurân-ı Kerim’de şöyle buyurur:
” مَّنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِهِ وَمَنْ أَسَاءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ”
“Kim iyi bir iş yaparsa, bu kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa aleyhinedir. Rabbin kullara zulmedici değildir”. Şehadet ederiz ki bir tek Allah’tan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur. Yine şehadet ederiz ki Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir. Resûlullah’ın; Allah Tebâreke ve Teâlâ’dan rivayet ettiği kutsi hadiste Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Kullarım! İşte sizin amelleriniz. Onları sizin için saklar, sonra onları size iâde ederim. Artık kim bir hayır bulursa Allah’a hamd etsin. Kim de hayırdan başka bir şey bulursa öz nefsinden başka kimseyi ayıplamasın”. Salât ve selam Peygamberimiz Muhammed üzerine, ailesi ve ashâb’ının üzerine olsun.
Aziz Müminler!
Allah (Azze ve Celle) insanı onurlandırarak, kendi elleriyle onu en güzel şekilde yarattı, içine kendi ruhundan üfürdü, doğru ile yanlışı ayırt etmeye yarayan akıl verdi, meleklerin ona secde etmelerini emretti, evrendeki her şeyi onun hizmetine sundu ve onu diğer yaratıkların pek çoğundan üstün kıldı. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık”. İnsan ağır emaneti yüklendiği için bu onurlandırmayı hakketti. Bu emanet, göklere, yere ve dağlara teklif edildi de onlar onu yüklenmekten çekindiler. Bu yükümlülük emaneti; ibadetleri yerine getirmeyi, çalışmayı, gayreti ve yeryüzünü imar etmeyi gerektirir.
Müslüman, kendi hayatında iyi ya da kötü yaptığı her amelin mizanda tartılacağını bilmelidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür”. Başka bir ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir”. Amel kavramı insanın her sözü ve fiili içermektedir. Salih amel ise; Allah rızası için halis niyetle ve hakkıyla yapılmalıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir”. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah, sizden birinizin bir iş yaptığı zaman, onu sağlam yapmasını sever”.
Hiç şüphe yok ki, İslam’da salih amelin kavramı, namaz, oruç, zekat, hac ve zikir gibi Müslümanın yerine getirmesi gereken ibadetler dahil olmak üzere tüm işleri içerecek kadar geniştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz”. Başka bir ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Namaz kılın, zekat verin, Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin”. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Temizlik imanın yarısıdır. Elhamdülillah mizanı doldurur. Sübhanallâh ve elhamdülillah göklerle yer arasını doldururlar (yahut doldurur). Namaz bir nurdur. Sadaka bir burhandır. Sabır bir ziyadır. Kur’an da senin lehine ya da aleyhine bir hüccettir. Bütün insanlar sabahleyin kalkarlar, kimisi nefsini satar, kimisi de onu ya azat eder, yahut helak eder!”.
Müslümanın yapması gereken salih amellerden: dürüst olmak, güzel konuşmak, barışı yaymak ve insanın sevip sevilmesini sağlayan diğer amellerdir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar”. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İçinizde en çok sevdiğim kimseler güzel ahlâk sahibi olanlarınızdır. Onlar, insanlara ülfetle davranır ve başkaları da onlara ülfetle davranırlar”. Başka bir hadiste Hz. Peygamberimiz müminin durumunu şöyle açıklamıştır: “Muhammed’in canını kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Mü’min arı gibidir. Yediği zaman temiz yer, bir şey verdiği zaman temiz verir. Çok ince bir dala konsa bile, zedelemez”.
Salih ameller sadece bazı işlerle sınırlı değildir; ancak insanî değerleri gerçekleştiren ve hoşgörü, sevgi ve merhamet değerlerinin hakim olduğu bir toplumun inşasına katkıda bulunan her şeydedir. İslam; insanın kendi nefsini harama karşı korumak ve kendi çocukları ve ailesinin geçimini sağlamak için çalışıp kazanmasını bile sevap alacağı salih bir amel sayar. Bir adam Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) uğradı. Resûlullah Ashabı bu adamın kuvvet ve kabiliyetlerini görünce, “Ya Resûlullah, bu adam Allah yolunda cihat etseydi ne güzel olurdu” dediler. Resûlullah şöyle buyurdu: “Bu adam küçük çocuklarının geçimini temin etmek için çıktı ise Allah yolundadır. Yaşlı anne ve babasına hizmet için evinden çıkmışsa, Allah yolundadır. Nefsini harama karşı korumak için çıkarsa, Allah yolundadır. Yok, eğer gösteriş ve başkalarına övünmek için çalışmaya çıkarsa şeytan yolundadır”.
Resûlullah bizim için en iyi örnektir, halbuki Müminlerin annesi Hz. Âişe (radıyallâhu anha) şöyle demiştir: “Resûlullah kendi işlerini yapardı, elbisesini temizleyip dikerdi ve ayakkabısını tamir ederdi. sizden herhangi bir aile reisi gibi evinde ne yapıyorsa o da aynısını yapardı”. Hadis-i Şerif’te Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bir adam Allah’ın rızasını umarak ailesinin geçimini sağlarsa, harcadıkları onun için birer sadaka olur.” Başka bir hadiste Peygamber efendimiz şöyle buyurdu: “Sizin en hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım”.
İnsanın başkasına fayda sağlayan, az ya da çok, maddi ya da manevi her şey salih ameldir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz”. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yanında fazla binek hayvanı olan, hayvanı olmayana versin. Fazla azığı olan da azığı olmayana versin!”. Resûlullah çok hayırlı işleri yapmaya teşvik etmiştir. Hadis-i Şerif’te Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu “Şüphesiz hayır kapıları pek çoktur. Tesbih getirmek (Sübhanallah demek), tahmidde bulunmak (Elhamdülillah demek), tekbir getirmek (Allahu ekber demek), tehlil getirmek (Lâ ilâhe illallah demek), iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak, yolda rahatsızlık veren şeyleri uzaklaştırmak, sağır olana işitmesini sağlamak, gözü görmeyene yol göstermek, ihtiyacını nasıl göreceğini öğrenmek isteyene ihtiyacını hangi yoldan karşılayabileceğini öğretmek, çaresiz kalmış, yardım isteyen kimseyle birlikte var gücünle koşmak (ona yardımcı olmak) ve bütün kol gücünle zayıf olan kimsenin yükünü taşımak, işte bütün bunları yapmak senin kendi nefsine (adına) verdiğin birer sadakadır”. İşte bunların hepsi salih amellerdir.
Yine salih amellerden; yararlı şeyler inşa etmek, reform yapmak ve yeniden yapılandırmaktır. İslam; gelişmiş bir toplumun inşasına katkıda bulunan her çalışmaya saygı ve takdirle bakar. Kur’an’da iş ve çalışma hakkında yaklaşık üç yüz altmış ayet vardır. Yüce Allah bize iyi işler yapanların örneklerinden de bahsetti. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O’dur”. Allah Teâlâ, tarım, sanayi ve ticaretteki işçilerin, gösterdikleri çaba için büyük bir mükâfatı olduğunu tekit eder. Yaşam için gerekli olan sanayiler hakkında da çok ayetler vardır. Demir sanayisi hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Pek sert olan ve insanlara birçok faydası bulunan demiri de indirdik”. Gemi sanayisi hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Ona şöyle vahyettik: ‘Nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap”. Giyim sanayisi hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Yün, tüy ve kıllarından bir süre kullanacağınız giyimlikler ve geçimlikler var etmiştir”. Başka bir ayette de Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir”. Deri sanayisi hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Hayvanların derilerinden, yolculukta ve ikamet zamanlarınızda kolayca taşıyacağınız evler var etmiştir”.
Salih işler sadece insanlara faydalı şeylerle sınırlı değildir; ama, hayvanlara ve cansızlara da yararlı işleri içerecek şekilde geniştir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) karnı sırtına yapışmış (böğürleri göçmüş) bir devenin yanından geçti ve: “Konuşamayan bu hayvanlar hakkında Allah’tan korkun! Besili olarak binin, besili olarak kesip yiyin!” buyurdu. Başka bir hadiste “Bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu yoldan uzaklaştırdı. Bu sebeple Allah ondan hoşnut oldu ve onu bağışladı.” Başka bir rivayette Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İnsanları rahatsız eden yol üstündeki (dikenli) bir ağacı kesen bir kişiyi cennet nimetleri içinde yüzer gördüm.”
Aziz Müminler!
Kötü amele gelince, Yüce Allah’ın gazabını gerektiren ve insanı iyilikten bozgunculuğa götüren her şeyi kapsamaktadır. İnsan, ibadetlerden uzaklaşarak ana babalarına itaatsizlik ve mallara ve ırzlara saldırmak gibi kötülükleri işlediği, hatta kendi ailesine karşı sorumluluğunu yerine getirmeyip çocuklarını ihmal ederek ahlaklı yetiştirmediği zaman kötü amel sahibi olur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Geçimini sağlaması gerekenleri ihmâl etmek, insana günah olarak yeter”.
Yıkıcı fikirler ve yalan haberler yaymak ve masum insanları korkutmak yoluyla yeryüzünde bozgunculuk yapmak kötü ameldir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Düzelttikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın”. Başka bir ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Allah ve Peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azap vardır”. Yine de Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez”. Peygamber Efendimiz hadisinde şöyle buyurdu: “İyi olanınız, kendisinden herkesin hayır umduğu ve şerrinden emin olduğu kimsedir. Kötü olanınız ise kendisinden hiç kimsenin hayır ummadığı ve şerrinden emin olmadığı kimsedir”.
Yollara ve geçen insanlara da zarar vermek kötü amel ve büyük bir günahtır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Kim Müslümanların yollarına zarar verirse ona lanet olsun” ve Resûlullah (Sallallâhu aleyhi ve sellem) bir diğer Hadis-i Şerif’inde de şöyle buyurmuştur: “Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur”.
İnsanlar arasında kin ve nefret duygularını besleyip büyüten ve gıybet, dedikodu, alay, sövme, kötü lakaplarla çağırma ve müstehcen konuşma gibi maddi veya manevi zarar veren her şey kötü ameldir. İslam’ın yasakladığı bu şeyler yüce ahlak, sağduyu ve nezaketli davranışlarla çelişir. Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Benim için en kötü olanınız; lâf götürüp getiren, dostların arasını açan, iyilere karşı gelip, direnenlerdir”.
Bu sözlerden sonra kendim ve sizin için Yüce Allah’tan bağışlanma dilerim.
* * *
Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. İnsanların Efendisi son Peygamber Hz. Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ehli ve ashabının hepsine salât ve selam olsun.

Kıymetli Müslüman Kardeşlerim:
Muhakkak ki, insanın yaptığı her amelin, bu dünyada ve ahirette etkileri vardır. İyi amelin semerelerinden: dünyada ve ahirette hoş bir şekilde yaşamaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kadın, erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz”. İyi amelin semerelerinden de ecrin ölümden sonra devam etmesidir. Bu hususta Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Yedi husus vardır ki, bunların mükâfatı kul için ölümünden sonra ve o, kabrinde olduğu halde yazılmaya devam eder: İlim öğreten, ırmak akıtan, kuyu kazan, bir miktar hurma ağacı diken, mescit inşa eden, Mushaf (Kur’ân) mîras bırakan yahut ölümünden sonra kendisinin bağışlanmasını dileyecek evlat bırakan”. Salih amel yapanların günahları bağışlanır ve kötülükleri iyiliklere çevrilir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız”. İyi amel yapanların büyük ecri vardır ve peygamberlerle, sıddîklarla ve şehitlerle birlikte olacaklar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs cennetleri vardır”. Başka bir ayette Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehitlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır”.
Salih amelin iyi semereleri olduğu gibi, kötü amelin de dünyada ve ahirette etkileri vardır. Kötü amel sahibi sapkınlığa, şaşkınlığa ve karışıklığa uğrar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir”. Kötü amel işleyen sıkıntılı bir hayat yaşar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak”. Kötü amel işleyenin ahirette çok fena bir cezası olacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar, zaten onlar çılgın aleve atılacaklardır”. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Kim, hakkı olmayan bir toprak parçasını alırsa, kıyâmet günü yedi kat yerin dibine geçirilir.”
Bilelim ki tüm faydalı işlere tutunmamız, tüm zararlı kötü işlerden uzak durmamız ve birbirimizi hakkı tavsiye etmemiz gerekir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Asra andolsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”
Ey Allah’ım! iyi işler yapmayı, kötü işler bırakmayı ve fakirleri sevmeyi bize nasip et! Ey Rabbimiz! Ülkemizi ve tüm alem-i İslam’ı sen koru!
* * *