İsra Suresi Gölgesinde

Kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’a hamdolsun; Şehadet ederiz ki bir tek Allah’tan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur. Yine şehadet ederiz ki Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir. Salât ve selam Peygamberimiz Muhammed üzerine, ailesi ve ashabının üzerine olsun.

Aziz Müminler!

Şüphesiz Allah Teâlâ peygamberlerini mucizelerle desteklemiştir. Bu mucizelerden birisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in İsra ve Miraç mucizesidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir”. Bu ilahî mucizeyi derin düşünen kimse, bu mucizenin çok ders ve ibret içerdiğini görür. Bu ibretlerin en önemlisi, Allah’ın mutlak kudretinin beyan edilmesidir. Muhakkak ki Allah’ın iradesi her şeyden ve bütün sebeplerden üstündür. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir”.

İsra mucizesinden alınacak ibretlerden de, zorluğun arkasından kolaylık ve üzüntünün arkasından da ferahlıktır.  Peygamber Efendimiz, Yüce Rabbinin mesajını bildirmek doğrultusunda müşriklerin farklı şekildeki eziyetlerine katlandıktan sonra,  bu İsra ve Miraç mucizesi Yüce Allah’tan  bir  onurlandırma ve destekleme olarak vuku bulmuştur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır”.

Kulluğun makamı azametlidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti”. Yüce Allah’a kulluk etmek, şeref ve onurdur. Allah insanları ona kulluk etsinler diye yaratmıştır. Tüm peygamberlerin mesajı da insanları Allah’a kulluk etmeye davet ediyordu. Bu mucize Mescid-i Aksa’nin önemini ortaya koymuştur.  Halbuki Peygamber Efendimiz Mescid-i Aksâ’ya geceleyin götürülüp oradan da en üst semaya çıkarılmıştır. Ayrıca Mescid-i Aksâ Müslümanların ilk kıblesi ve en kutsal sayılan üç mescitten biridir. Allah’tan o mescidi korumak için gayret edenleri desteklemesini ve Müslümanların ona tekrar kavuşmalarını nasip etmesini niyaz ederiz.

İsrâ mucizesi; namazın öneminin büyüklüğü, fazileti ve özgünlüğünü göstermiştir. Ki Peygamber Efendimiz geceleyin götürülüp yedinci semada olan Sidretü’l-Müntehâ’ya ulaştırıldı ve Miraç yolculuğunda üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi’nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi.

Yine İsrâ mucizesinde dinler arasındaki ortak bağlar beyan edildi. Bu bağlamda Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Peygamberler, babadan bir kardeştirler. Onların anneleri ayrı olmakla birlikte, dinleri birdir”. İsrâ ve Mirâç gecesinde peygamberler bir araya gelerek Resûlullah onlara imamlık yapıp namaz kıldırdı. Tüm Peygamberler de Hz. Muhammed’i iyi karşılayarak onun için dua etmişler. Bu mucizeden alınması gereken başka derslerden: Sebeplere sarılmaktır. Resûlullah Kudüs’e geldiğinde bindiği Burak’ın ipini bağladı. Peygamber Efendimiz şöyle demiştir: “Ben onu (Burak’ı), peygamberlerin de bağladığı halkaya bağladım“.

İsrâ mucizesinden alınacak derslerden de, gerçek iman edenler diğerlerinden ayırt edilip belli olmuşlar. Müşrikler Hz. Ebû Bekir’e gelerek arkadaşının geceleyin Mescid-i Aksâ’ya götürüldüğünü iddia ettiğini söylediler. Ebû Bekir: “Bunu o mu söyledi” diye sorunca, onlar “Evet” dediler. Ebû Bekir ise hiç tereddüt etmeden “O söylemişse doğrudur” diye cevap verdi. “Onu bu konuda doğrular mısın?” diye tekrar sorduklarında: “Daha ötesini de tasdik ederim. Muhammed, gece veya gündüz, kendisine semadan haber geldiğini haber veriyor; ben kendisini yine tasdik ediyorum.” dedi. O günden itibaren, Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh, es-Sıddîk lakabına nail olmuştur.

Bu sözlerden sonra kendim ve sizin için Yüce Allah’tan bağışlanma dilerim.

* * *

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. İnsanların Efendisi son Peygamber Hz. Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ehli ve ashabının hepsine salât ve selam olsun.

Kıymetli Müslüman Kardeşlerim:

İsrâ suresi bu mübârek yolculuktan bahsettiği gibi, ana-babaya ihsan etmekten de bahsetti. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur”. Yüce Rabbimiz; hamilelik, emzirme ve yetiştirme dönemlerinde çabalayıp zorluk çeken anneye daha fazla önem verdi. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Biz insana, ana ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Annesi onu, güçsüzlükten güçsüzlüğe uğrayarak karnında taşımıştı”.  Bir adam Resûlullah’a gelerek: “Ey Resûlullah! Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir?” diye sordu. Resûlullah:

Annen!” buyurdu. O sahâbî:

“Ondan sonra kimdir?” diye sordu. Efendimiz:

Annen!” buyurdu. Sahâbî tekrar:

“Ondan sonra kim gelir?” diye sordu. Efendimiz yine:

Annen!” buyurdu. Sahâbî tekrar: “Sonra kim gelir?” diye sorunca Resûlullah bu sefer:

Baban!” cevabını verdi.

İslam dinimizde anneye iyilik etmek, Allah’ın rızâsını kazandıran sebeplerden biridir. Bir adam Resûlullah’ın yanına gelerek, cihada çıkmak için izin istedi. Resûlullah; “Annen hayatta mı?” diye sordu. Adam: “Evet! Yâ Resûlallah” dedi. Resûlullah: “Geriye dön de annene itaat ve iyilik et” buyurdu. Ama adam çok ısrar edince Resûlullah: “Vah sana. Sen annenin ayağına sarıl. Çünkü cen­net oradadır” buyurdu.

Anneye iyilik etmek; ona iyi davranıp saygı göstermek, onu mutlu etmekle gerçekleşir. Ayrıca vefatından sonra da onun için dua edip adına sadaka vermek ve sevdiklerine saygı göstermekle iyilik yapılır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İyiliklerin en güzeli, evlâdın, baba dostlarının ailesine ilgi göstermesidir.”

Sonuç olarak, her biri kendi alanında, ulusal devlet kurumlarındaki emir veren veya temsilcisine uymanın gerekliliğini vurguluyoruz. Zira iş ehli, her alandaki uzmanlar ve yetkililerdir. Dolayısıyla devlet kurumlarının yetki alanına karışıp zorbalık yapmak şeri olarak yasaktır.

Vakıflar Bakanlığı, şüpheli sayfaların ve sitelerin haberlerine kapılmaya karşı uyarır ve devlet kurumlarının resmi web siteleri dışında, her birinin kendi yetki alanlarındaki herhangi bir kamu meselesinde talimat veya yöneltme almamaya dikkat çeker.

Ey Allah’ım! Bizi dinin üzere sabit kıl ve babalarımızı, annelerimizi, Mısır’ımızı ve tüm alem-i İslam’ı sen koru!

* * *