Ekip Çalışması Ruhu ve Kuralları

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun; Kurân-ı Kerim’de “وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ” “De ki: ‘İstediğinizi işleyin; Allah, Peygamberi ve müminler işlediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size, işlediklerinizi bildirecektirbuyurmuştur. Şehadet ederiz ki bir tek Allah’tan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur. Yine şehadet ederiz ki Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir. Salât ve selam Peygamberimiz Muhammed (s.a.v) üzerine, ailesi ve ashâb’ının üzerine olsun.

Muhakkak ki, milletler sözler ya da sloganlarla değil, bilim, yardım ve fedakârlık ile inşa edilir. Milletlerin inşa edilmesi ve ilerlemesinin en önemli yollarından biri ciddi çalışmadır. Allah Teâlâ “De ki: ‘İstediğinizi işleyin; Allah, Peygamberi ve müminler işlediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size, işlediklerinizi bildirecektir” buyurmuştur. Peygamber efendimiz (s.a.v): “Allah, sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve iyi yapmasını sever” buyurdu. Bilindiği gibi din ve yurtseverlik; çaba, çalışma ve üretmeyi gerektirir. Hele dinimiz çalışma ve özen gösterme dinidir.

Birey, toplumun inşasında temel bir unsurdur, ancak bu süreçteki bireyin asıl rolü toplumun diğer bireyleriyle birlikte çalışmasıyla tamamlanır. Halbuki insan yalnız başına bir iş yapabilir. Ancak düşüncesi başkalarının düşüncesine ve çabası başkalarının çabalarına eklenirse, şüphesiz başarı daha büyük ve daha faydalı olur. Bu nedenle, İslam tüm insanlara hayır getiren ortak hedeflere ulaşmaya çalışan kudretlerin kullanılmasına ve iş birliğinin sağlanmasına dayanan ekip çalışmasına önem verip ülke ve medeniyetlerin inşasının en önemli temellerinden yapmıştır. Allah Teâlâ “İyilikte ve fenalıktan sakınmakta yardımlaşın, günah işlemek ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın. Allah’tan sakının, Allah’ın cezası şiddetlidir” buyurur.

Kurân-ı Kerîm’in ayetlerini düşünen kişi; ekip çalışma ruhunun yayılmasını teşvik eden ayetlerin çok sayıda olduğunu görecektir. Allah Teâlâ “Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın” buyurmuştur. Ayrıca dinin en büyük ibadeti olan namaz hakkında da Yüce Allah şöyle buyurur: “Ey inananlar! Rükû edin, secdeye varın, Rabbiniz’e kulluk edin, iyilik yapın ki saadete erişesiniz”, ve peygamberine hitap ederek “Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek O’na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma. Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz ve işinde aşırı giderek hevesine uyan kimseye uyma” buyurdu, diğer bir ayette de “Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın” buyurdu, bizi ayırmaktan uyarmak isteyen yüce Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah’a ve Peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir”.

Hiç şüphe yok ki, bu ekip ruhunda iş yapmak ve görevleri yerine getirmek, aynı toplumun üyeleri arasındaki şefkat, sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirir; Allah Teâlâ “bir tek din olarak sizin dininizdir” buyurmuştur. Bu bağlamda Peygamber Efendimiz “Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini görüp gözetmekte mü’minler, tek bir vücut gibidirler. O vücudun bir organı rahatsız olunca, öteki organların tamamı uykusuzluk ve derin bir rahatsızlık hisseder, hasta organın ıstırabını paylaşırlar” buyurdu. Güç nedeni olan birliktelik önemini çocuklarına öğretmek isteyen yaşlı bir adam, elinde bir demet çubuk tuttu. Çocuklarını yanına çağırdı ve bu çubuk demetini kim bir vuruş veya iki vuruşla kırabilir? Her birisi kırmaya çalıştı ama başaramadı. Daha sonra çubuk demetini çözdü de hepsine dağıtıp birer tane çubuk verdi ve “size dağıttığım çubukları tek bir vuruşla kırın bakalım” dedi. Çocuklar bu sefer babalarının bu istediğini yerine getirdiler. Ardından Adam, “sanırım ne demek istediğimi anladınız. Benim yokluğumda sizler de bu demet gibi birbirinize destek olun, birlik olun” dedi.

Kur’an-ı Kerim, ekip çalışmasını ve birlik olmayı teşvik eden ve bize büyük hedeflere ulaşmak için nasıl önemli olduğunu gösteren birçok örnek verdi. İşte Yüce Allah Hz. İbrahim’in aleyhisselâm Kâbe’yi inşa etmesini emretti, Hz. İbrahim, oğlu İsmail’e gitti ve “İsmâil! Allah bana önemli bir görev verdi” dedi. Hz. İsmail “Öyleyse Rabbinin emrini yap, babacığım” diye cevap verdi. Hz. İbrahim “Ama bana yardım edeceksin” deyince, Hz. İsmail “Sana elbette yardım ederim” cevap verdi. Ardından, Hz. İbrâhim oradaki yüksekçe bir tepeyi gösterdi:

– Allah, işte şuraya bir ev yapmamı emretti, dedi. İbrâhim oraya Kâbe’nin temelini atıp yükseltti. İsmâil taş getiriyor, İbrâhim de duvar örüyordu. Böylece insanlar için ilk kurulan evi birlikte inşa etmişler. Kur’an-ı Kerim bu azametli işi unutulmaz kıldı. Bu hususta Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “İbrahim ve İsmail, Kabenin temellerini yükseltiyordu: ‘Rabbimiz! Yaptığımızı kabul buyur. Şüphesiz ki, Sen hem işitir hem bilirsin”.

Yüce Rabbimiz, Kehf suresinde Zülkarneyn hikayesinde gösterilen iş birliği, bütünleşme ve ekip çalışma ruhu hakkında mükemmel bir örnek verir. İşte o adaletli kral, onun tanımadığı veya kendisini de tanımayan bir kavme ulaştığında, kendisinden yardım istediler. Zülkarneyn kabul edip onların kendisiyle iş birliği yapmalarını zorunlu kıldı. Böylece, onları Ye’cûc ve Me’cûc’un zararlarından korumak için bir neden olan bu devasa seddin inşasına hepsi el ele katıldı. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu. Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Ye’cûc ve Me’cûc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?  Dedi ki: “Rabbimin beni içinde bulundurduğu nimet ve kudret daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle destek olun da, sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım”. “Bana, demir kütleleri getirin.” Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): “Üfleyin (körükleyin)!” dedi. Artık onu kor haline sokunca: “Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim” dedi. Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler”.

İşte (Allah’ın kendisiyle konuştuğu kimse anlamına gelen) Kelîmullah olan Hz. Mûsâ Allah’tan onun kardeşi Harun’un onun için kendisine verilen görevde yardımcı olmasını istedi. Bu bağlamda Allah Teâlâ “Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimden (şu) bağı çöz. Ki sözümü anlasınlar. Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver, Kardeşim Harun’u. Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir. Ve onu işime ortak kıl. Böylece seni bol bol tesbih edelim. Ve çok çok analım seni. Şüphesiz sen bizi görmektesin.” buyurmuştur.

Peygamberin hayatını okuyan kişi, Peygamber ile sahabeleri arasındaki iş birliği, paylaşma ve ekip çalışmasıyla dolu ve güzel kokulu sayfalar görür. Hz. Osman bin Affan (radıyallahu anh): “Biz Resûlullah’a, seyahat ve şehir içinde de eşlik ettik, büyük ve küçük her şeyde bize danışırdı” demiştir.

Resûlullah, sahabelerin yaptığı her işe bizzat katılır ve dayanışmayı ve ayrılmamayı teşvik ederdi. el-Berâ ibnu Âzib (r.a) şöyle demiştir: Ben Hendek günü Peygamber (s.a.v) toprak taşırken gördüm. Hatta toz toprak göğsünün kıllarını örtmüştü. Peygamber o esnada şunu okuyordu: “Yâ Allah, Sen olmayaydın biz hidâyet bulamaz, sadaka vermez, namaz da kılmazdık. Düşmanlarla karşılaştığımızda ayaklarımızı sabit tut ve bizim üzerimize muhakkak sekînet indir! Çünkü o düşmanlar bizim üzerimize saldırmışlardır. Onlar bize bir fitne yapmak istediklerinde biz dayatmışızdır”.

Selman el-Farsi (r.a), köleliğinden kurtulmak için üç yüz hurma ağacı feda etmek istediğinde, Resûlullah “Kardeşinize yardım ediniz” dedi. Selman diyor ki “biri otuz tane, biri yirmi, biri on beş ve biri de gücü yettiği kadar hurma tohumu getirdi de üç yüz taneyi topladık, akabinde Resûlullah bana onları dikmek için kazmamı söyledi ve sonra “Eğer kazmayı bitirdiysen bana gel de elimle koyacağım” dedi. Selman “Nihayet Resûlullah ve sahabelerin yardımıyla bu işi tamamladık” dedi.

     Peygamber Efendimiz Eş’arîleri, tıpkı kendisi gibi yardımlaşmayı sevdikleri, sıkıntı zamanında herkesin elinde olanı ortaya koyarak zenginle fakiri eşit hale getirdikleri için beğenmektedir. Yardımlaşma konusundaki davranışlarıyla Peygamber Efendimiz’in takdirini kazanan Eş’arîler hakkında Resûlullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Eş’arîler, gazâda azıkları tükenmeye yüz tuttuğu veya Medine’de ailelerinin yiyeceği azaldığı zaman, yanlarında ne varsa getirip bir yaygıya dökerler. Sonra bunu bir kapla aralarında eşit olarak paylaşırlar. İşte bu sebeple Eş’arîler bendendir, ben de onlardanım”.

Bu sözlerden sonra kendim ve sizin için Yüce Allah’tan bağışlanmayı dilerim.

* * *

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. İnsanların Efendisi son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v) ehli ve ashabının hepsine salât ve selam olsun.

Kıymetli Müslüman Kardeşlerim:

Gerçekleştirmeye çalıştığımız ekip çalışması, toplum çocukları arasında inşa eden, tahrip etmeyen, birleştiren ve ayırmayan işlerden ibarettir. Bu işler toplumda aç ya da muhtaç insan bulunmamasını sağlayan yardımlaşma gibi meşru temellere dayanır, bilim adamlarının bilimsel araştırmalarında iş birlikleri gibi eğitimsel ve bilimsel temellere veya vatanın her alanda gelişmesini hedefleyen ulusal temellere de dayanır.

Ekip çalışması; öldürme, tahrip, kan dökülmesi ve vatanları yıkma girişimlerine dayanan işler değildir. Zira bu işler; yalanlara, iftiralara ve gerçekleri yanıltmaya dayanır.

Kastettiğimiz ekip çalışması ise; din, vatan ve insanlık için yapıcı olan her çalışma demektir. Bu ekip ruhunu bizim çocuklarımızın gönlünde sağlamlaştırmamız ve içinde yaşayabilecekleri bir hayat yöntemine dönüştürmemiz gerekiyor. Neticede toplumun çocukları arasında sevgi yayılır ve uyum hâkim olur. Böylece de ümmetimizi tüm alanlarda layık olması gereken yere ulaştırırız. Öte yandan vurguluyoruz ki, Mısır halkının çocukları ekip çalışma ruhuyla çalıştıkları zaman, başkalarının imkânsız gördüğü başarıları gerçekleştirirler. Tarih ve tecrübe buna en iyi kanıttır.

Ey Allah’ım! bizi kendi ülkelerimizde güvenli eyle! ümmetimize ve yöneticilerimize yardım et! ülkemizi hainlerin hilelerinden ve bozguncuların bozgunculuğundan muhafaza eyle!

 * * *